22/10/2006 - FRANSAYI PROTESTO
KORKUNUN KRALLIĞI
Son zamanlarda 40 ın üzerinde mail gelmiş bana.. Fransa’yı protesto etmeye davet ediyorlar..
Kızıyorum.. Çok kızıyorum..
Bu ülkede otomobil sahiplerinin % 80 lik kısmı Fransız patentli otomobile biniyor..
Bu ülkenin büyük bir kesimi deodorantından şampuanına kadar Fransız patentli kozmetik ürün kullanıyor..
Tv-Radyo yayınlarında,iletişimde Fransız uydu sistemlerinden yararlanıyoruz..
Bu ülkenin vatandaşları modayı Fransa’dan takip ediyor..
Kanunlarımız, anayasamız Fransa’dan devşirme..
Ve bu ülke sokağa dökülmüş!!Bu bir çelişki değimli?
***
Fransa’yı ne şekilde protesto edeceğiz?
Açıklama getirmiş bir çoğu.. Efendim ürünlerini almayalım.. Olur almayalım ama bunlar bir ihtiyaç ve bir yerlerden temin etmek zorundayız bu ürünleri..
Bu protesto kampanyasını pohpohlayanlar bu ürünleri bir başka ülkeden ithal edip bize satacak.. Amaç kendilerine pazar yaratmak ve bu nazik durumda bizim duygularımızı sömürmek!!
Yani Bizim korkularımızın üzerine yeni krallıklar kurmak isteyenler var!! Milliyetçilik bahane.. Kapitalizmin utanmaz,çirkin yüzü sadece..
***
Hem neden protesto? Neden korkalım? Eğer biz o soykırımı yapmadıysak ( ki öyle diyoruz) korkmamıza gerek varmı? Yoksa söylenenler gerçek mi? Böyle de olsa korkmaya gerek yok.. Biz nasıl hesap soruyorsak birilerinden, birilerinin de bizden hesap sorma hakları var bunu neden yadsıyoruz?
Birileri gün gelir elinde bir tezle bizi suçlayabilir ve bizim devletimizin de bir karşı tez hazırlaması lazım değimli?Devlet neden suskun?
***
Birileri Cezayir diye tutturmuş.. Ne güzel bir şey mazlumu hatırlamak, hakkını aramak..
Peki ; O Cezayir halkı kurtuluş mücadelesi verirken, bizim emperyalizmden kurtuluş mücadelemizi kendilerine örnek alırken.. Mustafa Kemal’i önder kabul etmişken o zamanlar utanmazca Cezayir halkına sırt dönüp Fransa’nın yanında yer alan, katliamları görmezden gelen bir devletin vatandaşlarının bu günkü söylemlerinin sorgulanması gerekmez mi? O katliama sessiz kalarak bizde suç ortağı olmadık mı?
Eğer Cezayir katliamlarını gündeme getiriyorsak bunun öncesinde Cezayir halkına karşı kendi özeleştirimizi yapmamız gerekmez mi? Cezayir halkına karşı önce kendimizi aklamamız en doğrusu değil mi?
***
Neden Fransa’yı protesto edelim? Bizi Fransa’lara mahkum edenleri protesto etmek neden kimselerin aklına gelmez?
Bu ülkede bizler vergi veriyoruz,o paralarla okullarımızda mühendislerimiz yetişiyor.. Bizim mühendislerimiz o kadar mı yeteneksiz? Bizim mühendislerimiz bir ilaç, bir araç,bir tohum geliştiremezler mi?
Bu kadar mühendisimizin içinden çıkıp bir otomobil geliştirecek insanımız yok mu? Bir motor geliştirecek insanımız yok mu?
Kimya mühendislerimiz yerli kozmetik geliştiremeyecek kadar yetersiz mi?İlaç yapamayacak kadar bilgisiz mi?
Yoksa birileri engelliyor mu?
İthal etmek daha mı kârlı yoksa?
***
Bu gün Fransa bir kanun çıkardı ve kabul etti.. Yarın bir başka ülke bir başka kanun çıkaracak, öbür gün bir başka ülke..
Biz ne yapacağız? Bunları protesto edip mallarını almayacağız.. İlaçsız kalacağız, teknolojisiz kalacağız, yedek parçasız kalacağız, enerjisiz kalacağız.. Bu kendimize ambargo uygulamak değimli? İlkelleşecek miyiz?
Bu gün tüm tesislerimiz yabancılara satılıyor,eğer fark etmişseniz sadece adı değişmiş bir kapütulasyon süreci yaşıyoruz..Çeşitli ülkelerin kuruluşlarına stratejik kuruluşlarımız,bankalarımız satılıyor..Cumhuriyet zihniyetinin kurduğu tesisler pervazızca kapatılıyor,dışa bağımlılığımız artırılıyor..
Yarın bu kuruluşların devletleri böyle bir kanun çıkarırsa ne yapacağız? Telefonumuzu,bankalarımızı,elektriğimizi kullanmayacak mıyız?
Önce..
Önce..
Önce.. Kendimizi,bu gelişmelere izin veren,sessiz kalan,kabullenen,kaderci bizi, kendimizi protesto etmemiz gerekmekte değimli?
Biraz tarihe dönersek;
II. Dünya savaşı sonrasında bazı ülkelere Marshall yardımı adı altında kredi verildi, içlerinde bizde vardık ve kredi alan ülkelerin biride İtalya idi..Zamanın iktidarı olan Demokrat Parti alınan bu yardımı aşiret ağalarına, toprak ağalarına,ocak başkanlarına peşkeş çekerken İtalya bu kredi ile Fiat fabrikasını kuruyordu..Biz yıllar sonra Fiat araçlarını alarak yollarımızı yaptık,haken o araçları kullanıyoruz ve daha bir kaç yıl evvelinde İtalya'yıda protesto etmedikmi? O zaman neden buna sebep olan iktidarları protesto etmedik acaba?
Sistemi yenilemenin anıdır şimdi.. Kendimizden başlamalıyız buna.. Önce bu yurdu kapitalistlerin, emperyalistlerin egemenliğinden çıkarmak için gözlerini kırpmadan ölüme koşan insanlarımızdan özür dileyerek başlamalıyız yenilenmeye ve yenilemeye..
Zamanında gencecik yürekler bu ülkede “BAĞIMSIZ TÜRKİYE” diye sokaklara dökülürken, kurşunlanırken, katledilirken, idam edilirken, ceza evlerinde çürütülürken neden sustuk?
Acaba o insanlar yaşasaydılar ve yardımcı olsaydık onlara, düşlerini gerçekleştirebilseydiler bu gün bu ülke bırakın Fransa’yı Hindistan gibi ilkel bir topluluktan bilişim, otomobil, iş makinesi ithal eder miydi? Bu ayıbı yaşar mıydık?
Bu gün o insanları daha iyi anlıyor muyuz? Acıyor muyuz? Kendimizi eleştiriyor muyuz? Fransa’yı protesto edeceğime 1972 yılının sıkı yönetim baş savcısı Baki TUĞ’u ve ihtilâlcileri protesto ediyorum..Bizi kapitalist ülkelere mahkum edenleri
***
Ben protesto eylemine katılmayacağım!! Birileri bu ürünlerin yerine başka ürünleri yurda sokacak.. Korkularımızı, duygularımızı, varlığımızı sömürecek..Ve o birileri emeğimizin üzerinde pahalı Fransız şarabıyla keyif yapacak.. Bizim için değişecek olan ne?
Ve korkmuyorum o kabul edilen kanundan, kızmıyorum da.. Tarihi sorgulayıp yargılamak tarihçilerin işidir, biz tarihçi değiliz.. Ve işin en garibi bizim tarihçilerimiz neden çıkıp bizi tatmin edecek iki-üç kelime söylemez bu konuda? Neden bunu sormayız? Yoksa?...........
Gelin gücünüz varsa güçlerimizi birleştirip önce anayasayı değişelim, kanunları değişelim, buradaki Fransız izlerini yok etmekten başlayalım.. Kendi kanunlarımızı koyalım, anayasamız insan olsun..
|